Genel

Dört Koldan İşsizlik

Bu yazı, Ege Üniversitesi’nde görev yapan, tez ve meslek danışmanım  Dr. Tamer Keçeçioğlu anısına ithaf edilmiştir…

38534442_10211977308483832_4660656393722789888_n

Aslında, hepimiz işsizliğin tanımını biliyoruz. Çalışabilir durumda olan yani potansiyel işgücüne sahip ve çalışamayan, iş arayan kişileri işsiz olarak tanımlıyoruz.

TÜİK: İşsizlik Martta Yüzde 10,1 Oldu

TÜİK’in verilerine göre, Mart 2018’de işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 1,6 puanlık azalış göstererek yüzde 10,1 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 17,7 oldu.

Mart 2017’ye oranla işsiz sayısı 432 bin kişi azalarak 3 milyon 210 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise Mart 2017’ye göre, 1,6; Şubat 2018’e göre, 0,5 puanlık azalış gösterdi.

Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 3,7 puanlık azalış ile yüzde 17,7 olurken,  15-64 yaş grubunda bu oran 1,7 puanlık azalış ile yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.

Genç nüfus işsizlik oranına dikkat çekme sebebim, oranları fark ettirmek değil. 15 yaş genç çocukların işsizlik kapsamında değil eğitim alanında değerlendirmeleri gerektiğine inanıyorum. Bu yaş grubu, iş arama odaklı değil eğitim ya da mesleki yetiştirme odaklı olmalıdır. İşsizliğe çözüm bulabilmemiz, sadece yeni istihdam alanları oluşturulması ile değil, potansiyel çalışan grubunun da evrilmesiyle mümkün olacaktır.

PEKİ NELER YAPILABİLİR?

  1. Yetkinlik bazlı eğitim sistemi oluşturulmalı. Herkes iyi mühendis, avukat, satışçı olamaz. Örneğin öğretmenlik, gerçekten bir yetenek ve sanat. Gelişim odaklı olunması, ifade yeteneğinin güçlü olması, güçlü iletişim becerilerine sahip olunması bu mesleğin en temel gerekliliklerinden bazıları diye düşünüyorum. Buna ek olarak avukatlık gösterilebilir. Analitik düşünmenin, sentezleme yapabilmenin, sorgulamanın önemli olduğu bir meslek grubu. Bu örnekleri çoğaltmak elbette mümkün. Mesleklerin hangi temel yetkinliklere ihtiyacı olduğu kesinlikle çalışılmalı. Ancak, özellikle ailelerimizde doktorlar, avukatlar, mühendisler çıkarma eğilimi olduğu için birçok genç olmak istediği meslekte okuyamıyor. Bununla berber, eğitim sisteminden kaynaklı sorunlarla, umduğunu değil bulduğunu okuyan bir kitle de var. Mesleki bazda yapılan işsizlik araştırmaları değerlendirmeye alındığında, mesleğini yapmak istediği halde yapamayanların oranını gerçekten merak ediyorum. Bunun yanı sıra, çeşitli nedenlerle isteği dışında bölüm okuyanların da mutluluk, verimlilik ve üretim dengesi zaten tutmuyor.
  2. Üniversiteler – Sanayiler – Çalışma Bakanlığı ortak hareket etmeli. İşsizlik sorununun çözülmesinde bir diğer önemli faktör diye düşünüyorum. Bu yönde yapılan iş birlikleri ile ilgili haberlere zaman zaman basında rastlasak bile, efektif ve verimli sürçeler geçirildiğinde inanamıyorum. Elbette ki, bu işbirliği projelerini çok etkin bir şekilde yürüten sanayi – üniversite ortaklıkları var ancak projelerin daha planlı artması gerektiğine inanıyorum. Ülkenin, hangi meslek grubuna ne kadar ihtiyacı var iyi planlanmalı. Bölümlere giriş bu planlamayla yapılmalı. Kalifiyeli iş gücü eksiği olduğunu düşünen firmalarla görüşülmeli ve ihtiyaç analizleri yapılmalı. Özellikle, birçok mühendis işsizlikten şikayet ediyor ki bu konuya daha önce bir yazım da yer vermiştim.

Aşağıdaki tabloda, 2017 yılında TÜİK tarafından yapılan üniversiteli işsizlik değerlendirmelerini görmemiz mümkün.  Türkiye nüfusu artmaya devam ediyor ve bu nüfus artışı formel bir eğitime yönlendiriliyor. Ancak diplomalılarda sistematik bir işsizlik artışı var. 2017 yılında üniversiteli işsiz sayısına 102 bin kişi daha eklenmiş üniversiteli işsiz sayısı 930 bin kişi olmuştur. 

 1.İ

 Kaynak: TÜİK 2017 – İşsizlik Raporu

Değerlendirmeye göre, 2017 yılında üniversiteli işsizlerin sayısı 100 bin daha artıyor. Bu işsizlerin yaklaşık 300 bini “İİBF” mezunu, 111 bini Mimar/Mühendis, 100 bini öğretmen 19 bini ise Hukuk fakültesi mezunudur. Hukuk fakültesi mezunlarında işsizlik oranı son bir yılda yüzde 6’dan 11,2’e yükselmiştir. İşsizlik oranları en çok artan diğer alanlar veterinerlik, sağlık ve bilişim teknolojileri alanlarıdır.

  1. Zorunlu stajlar olmalı. Birçok bölümün 30 iş gününden oluşan staj uygulaması var. Ancak, hem firma hem öğrenci açısından bu süreci etkin geçiren çok az. Çünkü, sayılı gün çabuk geçer, öğretsem gider öğrensem ne olur düşüncesiyle kağıt üstünde geçip giden bir 30 gün oluyor. İşe adaptasyon ve verim almanın minimum 6 ay olduğunu göz önüne alırsak, bu süre aslında çok da etkin bir süre değil. Sürekli deneyimli olması beklenen adayların, deneyimli olabilmesi için neler yapılıyor? Daha uzun süreli ve uzmanlaşmaya yönelik staj programları uygulanmalı ve kişiler en az 1 yıllık tecrübelerini de diplomalarına eklemeli. Teorinin ve uygulamanın farklı olduğu gerçek hayatta, mesleklerini farklı açılardan görme imkanı bulmalı ve son sınıfta en az 1 yıllık staj deneyimi ile uzmanlaşmaya adım atmalılar.
  2. Her bölümün son sınıfında İnsan Kaynakları dersi olmalı. CV nasıl hazırlanır, mülakatlar nasıl olur, başvurular nasıl yapılır detaylar uzmanlar tarafından aktarılmalıdır. Yanlış yapılan başvurular sonucu geri dönüş alamayan birçok aday bulunuyor. Bununla beraber, mezun olur olmaz yüksek standartlar da iş bulacağına inan adaylar gerçek dünya ile karşılaştığında büyük hayal kırıklığı yaşanıyor. Emeklemeden yürünmeyeceğini anlatmak gerçekten çok önemli. Diğer taraftan, iş bulamama korkusu ve yine tekrarlayacağım eğitim sisteminden kaynaklı sorunlarla ne istediğini bilememek, mülakatlar da tutarsızlıklara sebep oluyor. Bu adaylar, kararlı adaylar karşısında maalesef eleniyor. Birçok konu da olduğu gibi, iş bulmada da kararlı olup ne istediğini bilmek ve bu güveni görüşmelerde vermek gerçekten işe alımcılar tarafından oldukça önemli. Üniversiteye girildiği andan itibaren, okulların kariyer koçluğu vermeleri gençlerin bilinçli atımlar yapmaları konusunda büyük fayda sağlayacaktır. Eğitmenlerin, ailelerin ya da benzer yakın çevrelerin kendilerinden yola çıkarak yaptıkları örneklemlerle olan yönlendirmeler yanlış seçimlere sebep olabiliyor. Elbette ki tecrübeler paylaşılmalı ve fikir verilmeli. Ancak, kişi profesyonel olarak kendinin farkına varabilirse bu tecrübeleri doğru değerlendirebilecektir. Bu nedenle de, kariyer koçluğu alınması önemli bir farkındalık yaratacaktır.

YAŞASIN İK…

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s