Genel

Endüstri 4.0… Peki Biz Hazır mıyız?

Gelişmek, etkinlik ve verimliliği arttırmak, maliyetleri düşürmek, artan kalitede üretim yapmak, fark yaratmak…. Endüstriyel / teknolojik gelişimler, daha da arttırılabilecek bir çok açıdan faydalı ve etkilidir. Ya da doğru ve etkin kullanıldığında faydalı olabilir. 

Hepimizin bildiği gibi, İlk defa 2011 yılında Almanya Hannover Fuarı’nda adı geçen ve 2012 yılında Bosch Grubu’nun öncülüğünü yaptığı Endüstri 4.0 hızla hayatımıza girmeye başlıyor. 

 

 

Endüstri 4.0 çalışmaları gündeme geldiğinden beri benim aklımda sürekli şu soru var? “Peki Biz Buna Hazır mıyız?” Eğitim, ekonomi, kaynaklar, iş gücü yapısı  ve bir çok alanda aklımda hep aynı soru. 

 

tarihi3

Biliyoruz ki, her bir teknolojik dönüşüm az önce saydığımız etkilerin 

yanı sıra önemli iki noktaya da dokunmuş oluyor. Ekonomi ve İş Gücü… Tabi ki bununla bitmiyor ve ben eğitim, yetkinlik ve hatta kültürel açıdan bile bu süreci düşünmeye devam ediyorum. Çünkü, heyecanla hayatımıza entegre etmek istediğimiz bu sistem için gerekli alt yapı hazırlıkları yapılmazsa, ilerlemek yerine daha büyük sorunlarla karşılaşma ihtimali artacaktır? Elbette ki, gelişim ve değişimi yakalayamayan organizmalar ölmeye mahkumdur. Ancak uyum sağlayabilme kapasitesi nedir?

Örneğin, endüstri 4.0 ile doğacak iş kolları nelerdir ve bu iş kolları için eğitim sistemi kuruldu mu?

Endüstri 4.0 Platformu’na göre önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak 10 meslek aşağıdaki gibi, 

1. Endüstriyel Veri Bilimciliği              6. Veri Güvenliği Uzmanlığı
2. Robot Koordinatörlüğü 7. Şebeke Geliştirme Mühendisliği
3. IT/IoT Çözüm Mimarlığı 8. 3-D Yazıcı Mühendisliği
4. Endüstriyel Bilgisayar Mühendisliği / Programcılığı 9. Endüstriyel Kullanıcı Arayüzü Tasarımcılığı
5. Bulut Hesaplama Uzmanlığı 10. Giyilebilir Teknoloji Tasarımcılığı

Bununla beraber, aşağıdaki tabloda da BCG’ye göre 2025’e kadar iş büyümesinin meslek ve endüstri gruplarına göre değişimi verilmektedir.

gelecekteki 10 iş 1

Kendi fikrimi paylaşmadan önce son bir bilgi daha paylaşmak istiyorum. Elektrik Mühendisleri Odası`nın (EMO) Mühendislik İstihdamı ve Mesleki Alan Araştırması’na bir göz atalım. EMO üyesi olan elektrik, elektronik, elektronik haberleşme, kontrol ve otomasyon, elektrik-elektronik ve biyomedikal mühendislerinde işsizliğin yüzde 18.7`ye tırmandığını gösterdi. İşsizlerin çoğunluğunun 31 yaş ve altındaki genç mühendisler olduğu belirlendi. 

Türkiye İstatistik Kurumu açıklamasına göre de, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 676 bin kişi artarak 3 milyon 900 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,7 puanlık artış ile  %12,6 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 2,1 puanlık artış ile %14,8 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 4,7 puanlık artış ile %23,3 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 1,8 puanlık artış ile %12,9 olarak gerçekleşti.  

İşsizlik oranlarını rakamsal olarak değerlendirebilmekle beraber, aslında gözlemlememiz de çok zor değil. Bütün meslekler de, tecrübeleri adaylar aranırken, her yıl işsizliğe eklenen yenin mezunlarla bu deneyim nasıl sağlanacak merak ediyorum. Geleceği öngören ve uzun vade planlaması yapan firmalar, potansiyel yetenekleri bünyelerine alıp yetiştirerek, en ihtiyaç duydukları ya da duyacakları nokta da, hem firmalarına hem de iş yüküne uygun çalışana sahip olmuş oluyorlar. 

Yukarıda da sayılan mesleklerin kaç tanesi etkili olarak üniversitelerde yetişiyor ayrıca araştırmak gerekir diye düşünüyorum. İleri vade de beklenen ya da öngörülen gelişmeler söz konusu olduğunda, üniversite – sanayi iş birliklerinin kurulmasının önemi bir kez daha aklıma gelmiş oluyor. 

Endüstri 4.0 ile gelişen teknoloji kalifiyesiz çalışan ihtiyacını azaltırken, kalifiyeli çalışan ihtiyacını arttıracak. Bu noktada, işsiz kalan çaresiz adaylar ne yazık ki piyasaya yönelik açılan kurs / eğitimlerden de yararlanamayacaklar çünkü 3 aylık bir kursla mühendis ya da robot kordinatörü yetiştirmek mümkün olmayacak diye düşünüyorum.

Elbette, burada anlatmak istediğim, Endüstri 4.0 ın ne kadar kötü bir şey olduğu değil. Sadece bizim bu gelişime ne kadar hazırlandığımız, ne kadar uyum sağlayabileceğimiz. Ülkemizin en ciddi problemlerinden biri de işsizlik olduğu için biraz da bu açıdan değerlendirmeden yapamadım. 

Bir diğer taraftan söylemek istediğim ise şu,  birçok kez olduğu gibi tekrarlayacağım; “Teknik bilgi öğrenilir ama yetenek geliştirilir.” İşe alım dönemlerinde, uzun ve kısa vadeli planlamalar gözden geçirilerek, işletme stratejileri hatırlanmalı ve yetenek yönetimi ile ilgili çalışmaların artması gerektiğini düşünüyorum. 

Değişim dönemlerinde, hazırlıklı ve cesaretli olanlar kazanırken, geri de kalanlar elenmeye mahkum kalıyor. Ekonomik koşullarımızda göz önüne alındığında, istihdam kaynaklarına ne kadar ihtiyacımız olduğu ortada. Bu nedenle, hızla gelen Endüstri 4.0 ile ilgili olarak, teorik bilgiler, hayatı ne kadar kolaylaştıracağının anlatıldığı, üretim hızının ve kalitenin nasıl artacağı kadar, nasıl uyum sağlanacağı ve neler yapılması gerektiği ile ilgili olarak da etkin çalışmalar yapılması gerektiğini düşünmekteyim.

Değişim geliyorum diyor…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s