İKitap

Platon – Devlet

Tarihin en önemli düşünürlerinden Platon (MÖ.427-347), memleketi Atina’nın da içinde olduğu “Peloponez Savaşı” sırasında yaşamıştır.

Platon’un idealar öğretisine göre, her maddenin bir ideası vardır. İnsan edimleri bu ideaya yaklaştıkça doğru ve uygun bir değer alır. Aşağıdaki resimde Platon yukarıyı işaret eder, bu dünyanın üzerindeki ideal olanı arayan Platon’u sembolize eder. Yanındaki Aristoteles de yeri işaret eder. Aristoteles, ideal olandan ziyade, dünyada var olanlarla yetinmeyi ve görünen dünyanın dışına taşmamak gerektiğini söylemiştir.

 

devlet-platon

Peki neden ben bugünlerde Platon’un Devlet yapıtını okuyup, üstüne bir İK sayfasında paylaştım?

Çünkü, kurumları kendi vatanımız olarak düşünürsek, aslında hepimiz bir devletin vatandaşı ve yöneticisiyiz. Kurumun refahı, örgütsel vatandaşlık duygusu ve bağlılığı İK’cıların önemli çalışma konuları arasında bulunuyor. Bu kitabı da okurken, yönetimin hem felsefi hem de ideal yanlarını yakalayabiliyorusunuz. Öz eleştiri ve öz değerlendirme yapmayı seven bireyler, doğruluk ve iyilik arayışını bırakmayan kişiler bu kitabı okuduklarında, sadece toplumsal değil, bireysel açıdan da değerlendirmeler yapacaktır düşüncesindeyim. 

Örneğin; kitabın ilk bölümünde tartışılan “Doğruluk” kavramı, yönetici ve çalışan olarak hatta sosyal ve özel hayatımızdaki rollerimizi nasıl yerine getirdiğimiz konusunda ışık tutacaktır. 

“Hiçbir kimse, yönetici oldukça hiçbir yönetimde kendi yararını gözetmez. uğrunda çalıştığı, yönetilen kişilerin yararını gözetir ve emreder. Ve bu adam ne söylerse, ne yaparsa, bu hedefle -yani yönetilenin yararına uygun olanı gözeterek- söyler ve yapar.”

Ben bu cümleyi okuduğumda, yöneticilerin objektif karar verebilmesi gerçekten çok önemli bir ayrıntı. Karar alırken, kendi çıkarlarından ne kadar etkilendiği, kurum çıkarlarına ne kadar odaklandığı, bireysel kayıplarını ne kadar hesapladığı ve fedakarlık yapabilme düzeyi oldukça önemli diye düşündüm. Yani, karar almak bir yöneticinin etkinliğini belirlerken, aldığı kararların sonuçları ise  kurumsal çıkarların rengini gösteriyor.

Son bir örneğim ise şu cümle: “Her yönetim, yönetim olarak ister devlet yaşamında olsun, ister tek insanın yaşamında olsun, bir başkasının iyiliğini değil, ancak yönettiği ve bakımını üzerine aldığı şeyin iyiliğini gözetir. Sen kentleri yönetenlerin, gerçekten yönetenlerin bu işi seve seve yaptıklarını mı sanıyorsun?”

Ve şunu düşündüm; her yönetici gerçekten yönetmeyi sevdiği için mi bunu hedefliyor yoksa sadece unvanı ve avantajlarını sevdiği için mi yönetici olmayı hedefliyor? Bu yönde yöneticileri ikiye ayıracak olursak, sizce hangisiyle çalışmak daha etkin ve verimli olacaktır? Yani, iş hayatında sadece mesleki bilgi yeterli midir? İşin yürümesi, etkin ve verimli olunduğunun kanıtı mıdır? 

Kısacası, Devlet ve bunun kitapları okumanın, yoğun hayat temposu içerisinde, bazen sorgulamayı unuttuğumuz şeyleri hatırlamamızı sağlıyor diye düşünyorum.

Sizinde bir göz atmanızı tavsiye ederim.

İyi Okumalar…

Kaynaklar

Platon Devlet İncelemesi

Platon: Devlet, 2007: (17-18)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s