İK'NIN SESİ

Konumuz: Eğitim

Mesleki ve kişisel eğitimlerinden her fırsatta söz etmeye çalışıyorum. Kişisel olarak ben de, imkan buldukça bir eğitime dahil olmaya çalışıyorum. Ancak, ne yazık ki, faydalı ve etkin bir eğitim bulmak çok kolay değil. Uzun araştırmalar sonucunda, herhangi bir tanıdığımdan da referans almadan yolum Eğitmen Ahmet Ersoy ile kesişti. Eğitimlere çok fazla önem veren biri olarak, donanımla da bir eğitmen bulmuşken, kendisinden sektörle ilgili bilgiler almanın değerli olacağını düşünerek, küçük bir sohbet teklifinde bulundum ve kendisi de sağ olsun beni kırmadı. Kendisinden, sınırlı zaman da, eğitimlerin kuşaklar  açısından değerlendirilmesi, İK üzerndeki etkileri ve mesleki etkinlikleri gibi farklı açılardan birçok bilgi almaya çalıştım. Sık sık önemini vurguladığım mesleki ve kişisel gelişim eğitimlerinin dünyasına siz de bir göz atın isterseniz.

  • Bize biraz kendinizden, kariyer geçmişinizden ve verdiğiniz eğitimlerden bahsedebilir misiniz? 

İsmim Ahmet Ersoy. Mühendis kökenli bir eğitim aldıktan, bazı disiplinler ve analitik düşünce yetkinlikleri kazandıktan sonra kurumsal işletmelerde aldığım görevlerde iş hayatının sadece sayılardan oluşmadığının farkına vardığım anda mesleki donanımlarımı Yönetim Bilimleri alanında geliştirmeye karar vererek Dokuz Eylül Üniversitesinde İşletme Üzerine541914_253407981436918_1633349844_n Yüksek Lisans yaparak kariyer yolculuğuma Kalite çalışmalarından uzaklaşmadan devam ettim. Tabi bunları takiben ISG Uzmanlığı ve Baş Denetçilik unvanları ile artık bir işletme için değil, birden fazla işletmenin dar boğazlarını çözebilmek  için danışmanlık alanında, üniversitelere seminer ve konferanslara giderek, çeşitli eğitim kuruluşlarında ağırlıklı olarak da Hilton Center’da bulunan Education Network Uygulamalı Kariyer Merkezin’de eğitimler vermekte ve bireysel iş yaşantısına yönelik Mesleki yönden Yaşam Koçluğu yapmaktayım.

  • Kurumsal Eğitimler mi yoksa Kişisel Gelişim Eğitimleri mi daha fazla ilgi görüyor?

Kurumsal eğitimler daha fazla talep görüyor çünkü kişiler mesleki yetkinliklerini geliştirme çabası içerisindeler. Kariyer yapmış kişilerin ise tercihleri kişisel gelişim eğitimleri daha fazla tercih ediliyor.

  • Eğitimlerinizde ağırlıklı olarak hangi sektörlerden ve pozisyonlardan katılımcılar bulunuyor?

Hizmet ( Otel, Hastane ) ve üretim yapan sektörlerinde çalışan idari kadroda yer alan Müdürler, şefler, uzman ve uzman yardımcıları katılmaktadır.  Önemli bir nokta eğitimler İzmir’de verilmesine rağmen Adana, Denizli, Muğla, Bursa, Eskişehir, Balıkesir vb. şehirlerden yoğun katılımcılar geliyor.

  • Kendi istekleri ile gelen ve firmalar tarafından gönderilen olarak değerlendirdiğinizde nasıl bir katılımcı profili çıkıyor?

Kendi istekleri ile gelenler, kendilerindeki eksik yönleri tespit etmiş, hedefi olan seçici kişilerden oluşuyor. Firmalar tarafından gönderilenleri iki gruba ayırabiliriz; 1. Grup firmasından bu eğitimi talep edenler ve firmasını ikna edenler,  2. Grup firmaları tarafından fikirleri alınmadan zorunlu olarak gönderilenler. Tabi ki de 1. Grup kendilerine daha çok katkı sağlıyorlar.

  • Eğitimlerinize katılan yönetici oranları ve pozisyonları tahminen nasıl? Hangi kuşağa ait yöneticiler ağırlıklı olarak katılıyor? 

Verilen eğitimler UYGULAMALI eğitimler olduğu için daha çok çalışanlar tarafından tercih ediliyor. Oran verirsek %65 Çalışanlar, %35 yeni mezun ve öğrenciler oluşturmaktadır.  Gelen profesyoneller artık otoriter yönetimi bırakıp daha çok güvene bağlı bir arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde personelleri yönetme eğilimleri içerisinde kalmak zorunda oluyorlar. Çünkü yeni jenerasyon emir vererek değil motive edilerek ve fikirlerine saygı gösterilen iş ilişkilerinde daha verimli oluyorlar.

  • Eğitimlere katılımları kuşaklar açısından nasıl yorumlarsınız?

Eğitimin ve kendinizi geliştirmenin bir sınırı olduğunu düşünmüyorum. Bu düşüncem eğitimlere katılan öğrenci, yeni mezun, çalışan, emekli, işveren, üst düzey yönetici vb. olmak üzere birçok profilden katılımcılardan gelmektedir. Benim tespitim şu şekilde; çalışan arkadaşlarımız iş yaşantısında yaşadıkları problemler ve bilgi eksiklerinin daha çok farkında oldukları için bu eksi yönlerinin tamamlanmasından çok mutlu oluyorlar, öğrenci ve yeni mezun arkadaşlarımız ise bu farkındalıkta olamayabiliyorlar. Unutmayalım ki işletmeler hazır personel ile çalışmak isterler.

  • Yöneticiler ve çalışanlar açısından ayrı ayrı değerlendirirsek, ağırlık olarak hangi eğitimlere talep oluyor?

Yöneticiler, yöneticilik becerilerini geliştirebilmek, çalışanlarda yönetici olma hedefini gerçekleştirebilmek için tercih ettikleri eğitimler aynı potada buluşabiliyorlar. En fazla tercih edilen eğitimler ise İnsan Kaynakları, Yaşam Koçluğu, Kalite Yöneticiliği, Dış Ticaret ve Sosyal Medya uzmanlık eğitimlerini sıralayabiliriz.

  • İnsan Kaynakları, Dış Ticaret, Kalite Yönetim Uzmanlığı gibi Uzmanlık Eğitimlerine olan katılımcıların, katıldıkları eğitim ve öğrenim durumları arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendirirsiniz?

Bu 3 uzmanlık alanında çalışılabilmesi için kişilerin bu alanda uygulamalara hakim olmaları gerekmektedir. İster yüksek lisans ister lise mezunu olsun problem uygulama eksikliği oluyor. İşletmeler çalıştıracakları pozisyona ve verecekleri ücrete göre alacakları kişileri uygulama bilgisi olan kişiler arasından eğitim durumlarını tespit ederek karar veriyorlar.

  • İnsan Kaynakları alanıyla ilgili verdiğiniz eğitimlerden yola çıkarsak, katılımcı profili göz önüne alındığında, İnsan Kaynaklarının geleceğini nasıl yorumluyorsunuz? Bazı, uzmanlık programlarının yüksek lisans programları da bulunmaktadır? Yüksel Lisans ve Uzmanlık Eğitimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir diğer ifadeyle, lise mezunları yada alan dışı ön lisans/lisans mezunları da uzmanlık eğitimleri sonucunda bu unvanları alabiliyor. Bu durum sektör kalitesini nasıl etkiliyor?

Yüksek lisansı her zaman katılımcılarımıza öneriyoruz. Kişisel gelişiminize katkı sağlamakta ve işin akademik olarak alt yapısını 21. Yüzyılın İK yönetimini öğreniyoruz. Ama iş yaşantısı özellikle Türkiye’de hala 1970’ li yılların İK Yönetimini uyguladığımız için ve iş yaşantısında hiçbir şey kitapta yazıldığı gibi olmadığından UYGULAMALI Uzmanlık Eğitimleri sektörün ihtiyacı olan İK’cıları  yetiştirmekte yeterli oluyor. İşletmelerin kurum kültürüne, organizasyon yapısına ve ücret politikasına göre Uygulama bilgisine sahip olmak koşulu ile lise den yüksek lisansa kadar tercihlerini kullanabiliyorlar.

  • Sizce iyi bir İK’cı olmak için sadece Uzmanlık eğitimi almak yeterli mi? Size göre, iyi bir İK’cı nasıl bir süreçten geçmelidir?

Her ehliyeti olan araba kullanamadığı gibi her uzmanlık eğitimine katılan da iyi bir İK olamayabilir. İyi bir İK cı olabilmek için ilk önce kişinin kendisinde bir özgüvenin oluşması gerekmektedir. İnsanlardaki özgüven eksikliği belirsizlik durumlarında oluşmaya başlar. Siz çalışacağınız departmanda ne iş yapacağınızı ve nasıl yapacağınızı bilemiyorsanız işletmelerde size bu gösterecek kimse olmayacaktır. O yüzden İK departmanında çalışan profesyoneller ağırlıklı olarak UYGULAMALI eğitimlerimize talep gösteriyorlar. UYGULAMALI WORKSHOP çalışmaları olan bir yerden profesyonel bir destek almaları ve bu öğrendikleri çalışmaları uygulayabilecekleri bir işletmede çalışmak bu işin formülüdür.

  • Günümüzün en çok konuşulan konularından biri de, bildiğiniz gibi yetenek yönetimidir. Buradan yola çıkarsak, İK’cılar “Doğru iş, doğru çalışan” felsefesine dayanarak yetenek yönetimine dayalı işe alım yapmaya çalışırlar. Size göre, bir İK’cının sahip olması gereken en önemli yetenekler nelerdir?

Sizinde bildiğiniz gibi pozisyon ne olursa olsun yapılan 1. Mülakatlar davranışsal mülakatlardır. Davranışsal mülakatlar sizin karakterinizi çözmeye çalıştığımız mülakat türleridir. Eğer 1. Mülakatı geçemezsek 2. Mülakata Yetkinlik / teknik mülakata katılamıyoruz. İşletmelerin personellerinde aradıkları özellikler arasında, personelin kurum kültürlerine uyum sağlayacak karaktere sahip olması vardır. Çünkü bir kişinin teknik bilgisini geliştirebilirsiniz ama karakterini değiştiremezsiniz.

  • Yetenek yönetimi kapsamında, katılımcı adaylarınızı, katılmak istedikleri eğitimler konusunda yönlendiriyor musunuz? Eğer yönlendiriyorsanız bunu nasıl yapıyorsunuz?

Bir kişi her zaman doğru hedefler belirleyemeyebilir. Bu durumu ortadan kaldırmak için ilk önce Meslek Danışmanlarımız tarafından adayın katılmak istediği eğitim ile adayın öz geçmişi analiz ediliyor ve eğer istediği eğitim kendisine uygun olmadığı kararına varırsak kişiye doğru alana yönlendirme yapıyoruz ve o alanla ilgili eğitimlerimize misafir olarak katılmasını kursiyerle ve eğitmen ile iletişime geçmesini sağlıyoruz. 

  • Birazda iş hayatının gelişen trendleri ve oyuncuları hakkından konuşacak olursak, bu oyuncu ve trendler ile ilgili neleri sayarsınız ve nasıl yorumlarsınız?

Günümüzde İmaj çok önemlidir. İmajınız kuvvetli olduğu kadar hayat görüşünüzde İmajınızla uyumlu olmak zorundadır. Bunların yanında artık sosyal medya araçlarını etkin ve verimli kullanmak vazgeçilemezlerin arasında olduğu görülmektedir. Yönetsel olarak emir verici değil çalışanların düşüncelerine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Özetlersek Önemli olan;  bir süreci yönetmek değil çalışanlarla yönetmektir.

  • Biliyoruz ki, Kalite Yönetiminin önemi gün geçtikçe fark ediliyor ve artıyor. İşletme açısından, kattığı değerden biraz bahsedebilir misiniz?

Bir işletme rekabet gücünü arttırmak istiyorsa,  Müşteri ve Çalışan Memnuniyetini arttırmak zorundadır. Eğer bunu nasıl yapacağını bilmiyorsa Kalite Yönetimi felsefesi yol göstericimiz oluyor. Bu nedenden dolayı işletmeler Kalite Çalışmalarına önem vermek zorunda kalıyorlar.

  • Kalite Yönetim Sisteminin artık mühendislik anlayışından çıkıp, sosyal bilimlere de dahil olduğunu görüyoruz. Bu durumu bize nasıl yorumlarasınız?

Kalite Yönetim Sistemleri; disiplin gerektiren, insan ilişkilerinde başarılı, empati yapabilen ve Eğitim verebilme kapasitesindeki kişilerin daha başarılı ve mutlu bir şekilde çalıştıkları bir sektördür.  Bu yüzden Kalite Güvence departmanlarında çalışanların artık İşletme eğitimi alanlardan da tercih edildiğini görüyoruz.

  • Ağırlıklı olarak, Kalite Yönetim Sistemine İnsan Kaynaklarının da dahil olduğunu görüyoruz. Hatta, artık İnsan Kaynakları ve Kalite Uzmanlığı aynı unvan içerisinde bile geçiyor. Peki, bize insan kaynaklarının kalitedeki önemini anlatabilir misiniz?

Kalite yönetim sistemleri insan odaklı bir sistemlerdir. İnsanları 2 ye ayırıyoruz 1. Grup insanlar bizim mal veya hizmetimizi alanlar biz bunlara Dış Müşteri diyoruz,  2. Grup ta mal ve hizmeti sunanlardır. Bunlara da İç Müşteri deriz. İşletmeler için Kalite anlamı Müşteri Memnuniyetidir. Bir işletmenin en büyük maddi giderini oluşturan çalışanlarımızın memnuniyetini sağlayacak ve verimli bir şekilde çalışma ortamı sağlayacak departman İK departmanıdır. 

ekran-alintisi

Zaman ayırıp, değerli fikir ve görüşlerini paylaştığı için Ahmet Bey’e çok teşekkür ediyorum. En kısa süre de, güzel paylaşımlarda tekrar bir araya gelmeyi diliyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s