İK'da Neler Oluyor

İnsan Kaynakları Dünyanın Kapılarını Açıyor

“Bu ülkede insan kaynaklarına önem verilmiyor!”, “insan kaynaklarının işletme için ne kadar önemli olduğu hala fark edilmedi!”, “Bizim işletme de insan kaynakları çalışmıyor.”, “Eğitimler, projeler bunlar hep maliyet demek.”, “Yıllardır burada çalışıyorum daha hiçbir yenilik yaptıklarını görmedim.”, “X Firmasında adamlar neler yapmış. Bizim buralarda yapamazsın sen bu dediklerini. Onlar X gibi firmalarda olur anca.”… gibi cümleleri her zaman duyuyoruz ve umarım duymaya da devam etmeyiz. Aslına bakıldığında, gelişememekten şikayet eden birçok işletmenin sebebi işletmenin kendisi. Buyurunuz bir ispat.

Avrupa Birliği ve Tübitak, çeşitli hibe destekli programlarıyla, işletmelere gelişme imkanı sunuyor. Üretimden, insan kaynaklarına kadar birçok alanda değerlendirebileceğiniz bu projelerle, gelişim ve iyileşme süreçleri planlanabilir. AB Projeleri kapsamında, ister Kobi ister büyük firmalar olsun, bütün işletmelerin katılabileceği projeler bulunmaktadır.

Çalışanınızı yurt dışında eğitime gönderin…

k_29222146_ulusal_ajansAkıllardan Euro ve Dolar işaretleri geçmeye başladı mı acaba? Belki de ne saçmalıyor diye yazıyı okumayı bırakanlar da olmuş olabilir. Ancak, desem ki ERASMUS+ ile minimum maliyetle bunu yapabilirsiniz. Çalışanlar arası belirlenecek çeşitli kriterlere göre (performans değerlendirme, kariyer planlaması vb.), projeye katılmak isteyen çalışanlardan başvurular alınarak, çalışanların farklı bir AB ülkesinde, kendi alanıyla ilgili, belirli süreli olarak mesleki deneyim kazanması sağlanabilir. Çalışana sunulacak bu imkan, işletmeye belirli bir maliyet oluşturmazken, aynı zamanda, çalışanların üzerinde motivasyon, ödüllendirme, teşvik, yaratıcılık, üretkenlik gibi olumlu etkiler bırakacaktır. Özellikle üniversitelerin akademik kadrosunda ve öğrenciler arasında duyduğumuz Erasmus değişim programı, görüldüğü gibi sadece akademik boyutta aktif değil. ERASMUS+  adı altında, sektörel anlamda da  değerlendirilmesi mümkün bir proje.

Değerlendirilebilecek bir başka proje ise Tübitak. Örneğin, TÜBİTAK’ın 1507 Sanayiye Yönelik Ar-Ge Destek Programları  ile “bir KOBİ olarak ne yapılabilir?” sorusu soruluyorsa, bu soruya cevap bulunabilir. Pro1507-destek-programigram kapsamında, personel giderleri, seyahat giderleri, danışmanlık hizmetleri gibi birçok alanda destek veriliyor. Hatta uzmanlar, önce Tübitak sonra Erasmus+ Programını öneriyorlar. Yapılması gereken tek şey, program içeriğini öğrenmek ve bir ekip oluşturmak.

Peki bu projeler hakkında detaylı bilgi ve desteği nerelerden alacaksınız?

Bu sorununda cevabı kolay. Sanayi – üniversite işbirliği kapsamında, üniversitelerin Uluslararası İlişkiler Bölümü / AB projeleri / Tübitak projeleri ile ilgili birimlerinden, firmalar olarak detaylı bilgi alınabilir, üniversiteler işletmelere davet edilerek, çalışanlar bilgilendirilebilinir ve böylece, heyecanlı ve gönüllü kişilerden oluşan bir proje ekibi oluşturulabilinir.

Projelerin sağlayacağı faydalar sadece süreç bitiminde değil, çalışmalar boyunca da mevcut olacaktır.

  • Belki farklı birimlerden olan çalışanlar bir araya gelerek ortak bir amaç edineceklerdir,
  • Çalışan motivasyonu artacaktır,
  • Farklı alanlarda çalışmalar yürütmek, çalışanlara farklı bakış açıları kazandıracak ve yeni fikirlerin üretilmesini sağlayacaktır.
  • Sürecin olumlu tamamlanması sonucunda, çalışanların rutin iş akışları dışında kazandıkları başarı, yeni projelerde çalışma isteğini teşvik edecektir.
  • Proje ekibi üzerindeki bu etki, diğer çalışanları da etkileyecek kurum içerisinde proje üretme, takip etme ve çalışma isteği artacaktır.
  • Proje bazlı çalışmalar ile kurumlar içerisindeki liderlik özelliği taşıyan çalışanlar ortaya çıkacaktır.

Her kurum, bu avantajları kendi bünyesine ve yapısına göre çoğaltabilir. Ancak, bahaneleri azaltmak kurumların elindedir. Kurumların, yenilikçi adımlar atmasındaki engellerden biri maliyet hesaplarıdır. Bu nedenle, ilk duyulduğunda heyecanla karşılanıp, çalışanları heveslendiren projelerden hiç başlanmayan ya da yarım kalanlar olmuştur. Paylaşmış olduğum bu iki fırsat, kurumlara uygun şekliyle araştırılıp uygulamaya geçilirse, engellerimizi kırmaya başlayabiliriz diye düşünüyorum. Varılacak en tehlikeli sonuç, “aman şimdi bununla kim uğraşacak?”, “İşler ne olacak?” gibi sürekli gelişime engel olan fikirlere kapılmaktır.

Birçoğumuz zaten burada söz ettiğim projeleri biliyorsunuzdur. Bunları paylaşma amacım, size öğretmek değil hatırlatmak isteğidir. Rutin temponun içerisinde çok şey yaptığımızı zannederken, neler kaçırdığımıza da dönüp bakmak gerekiyor diye düşünüyorum. Hem İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi üzerine hem de işletmelerin diğer birimleri ile ilgili olan bu projeleri ihmal etmemenizi tavsiye ederim. İnsan Kaynakları size dünyanın kapılarını açıyor, yeter ki siz de kilitleri açmak isteyin.

Fırsatları kaçırmadığınız günler dilerim…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s